İçeriğe geç

İklim Kanunu kabul edildi mi ?

Bugünkü makalemizde “İklim Kanunu kabul edildi mi” ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz.

İklim Kanunu Kabul Edildi mi? Kayseri’de Bir Gencin Gözünden Değişen Mevsimler ve İçimde Büyüyen Umut

Bir Sonbahar Akşamı Günlüğüme Düşen Soru

12 Ekim akşamıydı. Kayseri’de hava erken kararmış, Erciyes’in üzerinden gelen soğuk rüzgâr odamın camına vuruyordu. Her zamanki gibi masamın başına oturmuş, yıllardır yaptığım şeyi yapıyordum: günlüğümü açıyordum.

Ben 25 yaşındayım. Kayseri’de büyüdüm. Çocukluğumun büyük kısmı sokaklarda, kışın kar altında, yazın kavurucu sıcaklarda geçti. Bazen geçmiş yılları düşünüyorum da mevsimlerin bile değiştiğini hissediyorum. Çocukken kış geldiğinde günlerce kar yağardı. Okullar tatil olur, mahallede kartopu savaşları yapardık. Şimdi ise karı beklerken gökyüzüne daha uzun bakıyorum.

O gece günlüğümün başına şu cümleyi yazdım:

“İklim Kanunu kabul edildi mi? Gerçekten bir şeyler değişecek mi, yoksa yine sadece konuşup geçecek miyiz?”

Bu soru birkaç gündür aklımın içinde dönüp duruyordu. Çünkü iklim meselesi bana hiçbir zaman sadece haberlerde görünen bir konu gibi gelmedi. Bu, benim çocukluğumdu. Annemin yaz sıcaklarında “Eskiden böyle değildi” demesiydi. Babamın bahçedeki ağaçlara bakıp yağmur beklemesiydi. Kayseri’nin değişen havasıydı.

Sonra araştırmaya başladım. Türkiye’de İklim Kanunu’nun TBMM’de kabul edildiğini, 7552 sayılı kanun olarak 2 Temmuz 2025 tarihinde kabul edildiğini öğrendim. Kanun daha sonra onaylanarak Resmî Gazete’de yayımlandı.

Ekrana baktığımda içimde garip bir duygu oluştu. Bir taraftan sevindim, çünkü yıllardır konuşulan bir konunun yasal bir zemine kavuşması bana umut verdi. Diğer taraftan içimde küçük bir endişe vardı. Çünkü bir kanunun kabul edilmesi, doğanın hemen iyileşeceği anlamına gelmiyordu.

Bunu çok iyi biliyordum.

Erciyes’e Bakarak Düşündüğüm O Sabah

Ertesi sabah erkenden kalktım. Kayseri’nin o kendine özgü serin havası vardı. Çayımı aldım ve balkona çıktım. Karşımda Erciyes duruyordu.

Erciyes benim için sadece bir dağ değil. Çocukluğumun fotoğraf karesi gibi. Ne zaman kafam karışsa ona bakarım. Çünkü bazı şeylerin bizden daha uzun yaşadığını hatırlatır bana.

O sabah aklımdan şu geçti:

“Acaba biz gelecek nesillere nasıl bir dünya bırakacağız?”

Bazen insanlar iklim değişikliğini çok uzak bir mesele gibi görüyor. Kutup ayıları, buzullar, başka ülkelerdeki felaketler gibi düşünüyor. Ama aslında mesele yanı başımızda. Tarlada, bahçede, çeşmeden akan suda, aldığımız nefeste.

Kayseri gibi karasal iklimin güçlü hissedildiği bir şehirde yaşayan biri olarak bunu daha fazla fark ediyorum. Yaz aylarında sıcaklıkların nasıl değiştiğini, yağışların düzensizleştiğini, doğanın eski ritmini kaybettiğini görüyorum.

İklim Kanunu’nun kabul edildiğini öğrendiğimde hissettiğim ilk duygu heyecandı. Çünkü en azından artık iklim değişikliği konusunda daha güçlü bir hukuki çerçeve vardı. Kanunun amacı; iklim değişikliğiyle mücadele, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve uyum çalışmalarına yönelik düzenlemeler oluşturmak olarak açıklanıyor.

Ama sonra düşündüm.

Bir kanun tek başına yeterli olabilir miydi?

Bence hayır.

Çünkü asıl değişim insanların kalbinde başlamalıydı.

Kahvede Geçen Küçük Bir Konuşma

Birkaç gün sonra mahallede eski bir kahveye uğradım. Babamın tanıdığı insanların oturduğu, herkesin birbirini bildiği küçük bir yerdi.

Masada iklim konusundan bahsedildiğinde yaşlı bir amca bana dönüp:

“Evladım, bu kanun ne değiştirecek?” diye sordu.

Bir an sustum.

Çünkü bu soru aslında benim de içimde vardı.

Ona bildiklerimi anlattım. İklim Kanunu’nun kabul edildiğini, ancak bunun bir başlangıç olduğunu söyledim. Doğayı korumanın sadece devletlerin değil, hepimizin sorumluluğu olduğunu anlattım.

Amca pencerenin dışına baktı.

“Biz eskiden yağmurun ne zaman geleceğini bilirdik. Şimdi hava bile şaşırdı.” dedi.

Bu cümle beni çok etkiledi.

Çünkü bazen en büyük gerçekleri uzun raporlar değil, insanların yaşadığı küçük anılar anlatıyor.

O gün eve dönerken hem mutlu hem de hüzünlüydüm. Mutluydum, çünkü sonunda iklim konusunda önemli bir adım atılmıştı. Hüzünlüydüm, çünkü bu noktaya gelmek için doğanın zaten çok fazla değişim yaşaması gerekiyordu.

İklim Kanunu Umut mu, Sadece Bir Başlangıç mı?

İnsanların en çok merak ettiği soru şu:

“İklim Kanunu kabul edildi mi?”

Evet, Türkiye’de İklim Kanunu kabul edildi ve yürürlüğe girdi.

Ancak benim için asıl soru bundan sonra başlıyor:

“Biz bu kanunun ruhunu hayatımıza taşıyabilecek miyiz?”

Çünkü bazen büyük değişimler küçük alışkanlıklarla başlar.

Bir ağacı korumakla başlar.

Suyu gereksiz harcamamakla başlar.

Çöplerimizi ayırmakla başlar.

Doğayı sadece bize ait bir kaynak olarak değil, bizden sonraki insanların emaneti olarak görmekle başlar.

Ben 25 yaşında bir genç olarak geleceğim hakkında düşündüğümde korkularım da var. Çünkü iklim değişikliği sadece çevre meselesi değil. Ekonomi, tarım, sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılı.

Ama korkularımın yanında umudum da var.

Çünkü değişim mümkün.

İnsanlık geçmişte birçok büyük sorunla karşılaştı ve çözüm yolları buldu. Yeter ki gerçekten isteyelim.

Günlüğümde Kalan Son Cümle

O gece yine günlüğümü açtım.

Sayfanın en üstüne tarihi attım.

Altına ise şunu yazdım:

“Bugün öğrendim ki İklim Kanunu kabul edilmiş. İçimde hem sevinç hem endişe var. Ama en çok da umut var.”

Çünkü umut etmek bazen her şeyin hemen düzeleceğine inanmak değildir.

Umut etmek, sorunları görüp yine de mücadele etmeye karar vermektir.

Kayseri’de küçük bir odada oturan 25 yaşındaki biri olarak dünyayı değiştirecek büyük gücüm olmayabilir. Ama yaşadığım çevreye karşı sorumluluğum olduğunu biliyorum.

Belki yıllar sonra çocuklarımıza bugünkü günleri anlatacağız.

Belki onlar bize:

“Gerçekten iklim için mücadele ettiniz mi?” diye soracak.

O gün vereceğimiz cevap çok önemli olacak.

Ben kendi adıma bugün şunu söylemek istiyorum:

Evet, endişeliyim.

Evet, bazen geleceği düşündüğümde üzülüyorum.

Ama yine de inanıyorum.

Çünkü hâlâ yapabileceğimiz şeyler var.

Çünkü hâlâ gökyüzüne baktığımızda umut görebiliyoruz.

Ve çünkü bir kanunun kabul edilmesiyle başlayan yolculuğun asıl hikâyesi, insanların kalbinde devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://bitkiforum.net https://giyi.com.tr https://gese.com.tr Sitemap
hiltonbet x