Herkese merhaba! Bugün Awifi olarak sizlere “5. sınıfta kök nedir” hakkında rehber niteliğinde bir yazı sunuyoruz.
5. Sınıfta Kök Nedir? Bir Sınıfın İçinde Başlayan Eksik ve Tamlık Hikâyesi
Tozlu Bir Sıra, Silik Bir Tahta Yazısı
Kayseri’de büyüdüğüm okul binasını hâlâ hatırlıyorum. Koridorları sabahları buz gibi olurdu, öğleye doğru kaloriferler biraz ısınır, camlardan içeri sızan güneş ışığı tozları görünür hale getirirdi. O tozların içinde bile bir düzen vardı sanki; her şey yerli yerindeydi ama içimde hep eksik bir şey dolaşırdı.
5. sınıfta kök nedir? sorusuyla ilk kez o sınıfta karşılaştım. Tahtaya tebeşirle yazılmıştı: “√16 = 4”. Öğretmenimiz, ciddi bir yüz ifadesiyle bunun “kök” olduğunu söylemişti. O an sınıfta herkes sessizdi ama benim içimde bir gürültü başlamıştı. Sanki basit bir matematik konusu değil de, hayatın kendisi anlatılıyordu.
O gün defterimin kenarına sadece şunu yazmışım: “Kök, bir şeyin içinden çıkan şey midir?”
Şimdi geriye dönüp baktığımda, o sorunun sadece matematikle ilgili olmadığını çok daha iyi anlıyorum.
Sınıfta İlk Çatlak: Anlamadığım Bir “Kök”
Matematik dersini o dönem sevmezdim. Sayılar bana soğuk gelirdi. Ama öğretmenimiz anlatırken gözleri parladığı için dinlemeye çalışırdım. “Kök, bir sayının kendisiyle çarpıldığında o sayıyı veren değerdir” dediğinde, sınıftaki bazı çocuklar hemen anlamış gibi başını salladı.
Ben anlamamıştım.
O an içimde garip bir duygu oluştu: hayal kırıklığı. Çünkü herkes anlamış gibi görünürken benim zihnim boş kalıyordu. Defterime baktım, “√25 = 5” yazıyordu ama bu eşitlik bana hiçbir şey anlatmıyordu. Sanki bir sır verilmiş ama ben dışarıda bırakılmıştım.
Yanımda oturan arkadaşım bana fısıldadı: “Çok basit ya, 5 kere 5 25 işte.”
O kadar kolay söylemişti ki, kendimi daha da küçük hissetmiştim.
O gün eve gittiğimde anneme “Ben kökü anlamadım” dediğimi hatırlıyorum. O da gülümseyerek “Zamanla anlarsın” demişti. Ama ben zamanın beni anlamaya ikna edeceğine inanmıyordum.
Evde Sessizlik ve Defterin Kenarına Yazılan Sorular
Akşamları ders çalışırken mutfaktan gelen tencere sesleriyle birlikte matematik defterime bakardım. 5. sınıfta kök nedir? sorusu sadece dersle ilgili bir soru olmaktan çıkmıştı. Sanki bir şeyi kaçırıyormuşum gibi hissediyordum.
Defterimin kenarlarına sürekli notlar alıyordum:
“Bir şeyin kökü varsa, o şey eksik midir?”
“Kök, başlangıç mı yoksa sonuç mu?”
“Ben neden anlamıyorum?”
Bu soruların hiçbiri müfredata ait değildi ama benim içimde gerçek sorular buydu.
Babam bazen yanıma gelip bakardı. “Matematik sabır ister” derdi. Ama o sabır kelimesi bana ağır gelirdi. Çünkü sabır, anlamamakla baş başa kalmak gibi hissediliyordu.
O gece defterimi kapattım ve uzun süre pencereye baktım. Kayseri’nin soğuk gecesi camı buğulandırmıştı. Dışarıdaki ışıklar bile net değildi. İçimdeki düşünceler de öyleydi.
Okul Bahçesinde Yalnızlık ve Küçük Bir Farkındalık
Bir gün teneffüste okul bahçesinde otururken, birkaç arkadaşım kendi aralarında kök soruları çözüyorlardı. Birinin söylediği şey dikkatimi çekti: “Kök aslında bir şeyi basitleştiriyor.”
Bu cümle bende bir şeyleri kıpırdattı.
Basitleştirmek…
Belki de mesele gerçekten bu kadar karmaşık değildi. Belki de ben, anlamaya çalışırken her şeyi büyütüyordum. Ama yine de içimdeki hayal kırıklığı tamamen geçmemişti.
O sırada rüzgâr sert esiyordu. Montumun içini dolduruyordu ama yine de üşüyordum. Sadece fiziksel değil, başka bir eksiklik vardı içimde.
O gün okuldan dönerken kendime şunu söyledim: “Ben bu kökü bir gün anlayacağım.”
Ama bu cümle bile tam bir umut değildi. Daha çok kendimi ikna etmeye çalışan bir fısıltıydı.
Gece, Çalışma Lambası ve Değişen Bakış
Bir akşam, annem “Biraz daha çalış, yarın kontrol edeceğim” dediğinde istemeye istemeye masaya oturdum. Lambanın sarı ışığı defterimin üzerine düşüyordu. 5. sınıfta kök nedir? konusu yine karşımdaydı.
Bu kez farklı bir şey denedim. Ezberlemek yerine düşünmeye başladım.
“4 neden 2’nin kökü?”
Kalemimi deftere bastırdım. 2’yi kendisiyle çarptım: 2 × 2 = 4.
Bir anda durdum.
İçimde küçük bir kıvılcım yandı. Sanki uzun zamandır kapalı duran bir kapı aralanmıştı. Bu sadece bir matematik işlemi değildi; bir şeyin içindeki gizli bağlantıyı bulmaktı.
O an hissettiğim şey heyecandı. Gerçek bir heyecan. Sessiz, ama derin.
Defterime büyük harflerle yazdım: “ANLADIM.”
O kelime bile yeterliydi.
Anlamanın Getirdiği Huzur ve Yeni Bir Boşluk
Ama garip bir şey oldu. Anladığımda mutlu oldum ama aynı zamanda boşluk da hissettim. Çünkü zor olan şey çözülmüştü.
5. sınıfta kök nedir? sorusu artık zihnimde basit bir cevapla duruyordu. Ama ben o soruyla yaşadığım duyguları unutamıyordum.
Belki de mesele sadece kökü anlamak değildi. Mesele, anlamadan önceki o kaybolmuşluktu.
O gün defterime şunu yazdım:
“Bazı şeyleri anlamadan önce daha çok hissediyorum.”
Yıllar Sonra Aynı Sorunun Geri Dönüşü
Şimdi 25 yaşındayım. Kayseri’de yaşıyorum. Günlerim çoğu zaman iş, ev ve kısa yürüyüşler arasında geçiyor. Ama bazen hiçbir sebep yokken o eski soru aklıma geliyor: 5. sınıfta kök nedir?
Bir gün dolmuşta giderken yanımda oturan bir çocuğun matematik kitabında kök işaretini gördüm. O an istemsizce içim sıkıştı. Çünkü o işaret bana sadece bir matematik konusu gibi gelmiyor artık.
O işaret bana küçük bir çocuğu, anlamadığı için utanan bir kalbi, geceleri defter başında yalnız kalan bir zihni hatırlatıyor.
Ve o çocuğa karşı hâlâ içimde bir şey var: şefkat.
Geçmişe Bakarken Değişen Duygular
Bugün geriye baktığımda, o günlerde hissettiğim hayal kırıklığını daha net anlıyorum. Çünkü aslında sorun anlamamak değildi. Sorun, anlamadığını söylemenin zor olmasıydı.
O sınıfta herkesin bildiğini sandığım şeyleri ben daha farklı bir yerden öğreniyordum. Daha yavaş, daha içten, daha kırılgan bir yerden.
Şimdi matematik bana o kadar da uzak değil. Ama o ilk karşılaşmanın duygusu hâlâ çok yakın.
O yüzden 5. sınıfta kök nedir? sorusu benim için artık sadece bir ders konusu değil. Bir büyüme hikâyesi.
Kök, Sadece Bir Sayı Değil
Kök dediğimiz şey aslında bir şeyin içinden çıkan ama aynı zamanda onu ayakta tutan bir bağ gibi.
Ben bunu en çok yıllar sonra anladım. Bir şeyi öğrenmek sadece bilgi edinmek değil, kendinle de karşılaşmakmış.
O küçük sınıfta, tozlu bir tahtanın önünde başlayan hikâye, bugün hâlâ içimde devam ediyor.
Ve her hatırladığımda şunu hissediyorum: Bazı soruların cevabı değil, bizi nasıl değiştirdiği daha önemli.
Awifi olarak “5. sınıfta kök nedir” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!
İlgili Makale: 1 kilo tiryaki çay kaç TL ?